Demokrasi, “Halkın söz söyleme hakkının olmasıdır” dimi. Her yerde böyle değil midir? Evde, ofiste, toplantı salonlarında, bazen protesto yürüyüşlerinde, okullarda sınıfta aklınıza gelen her yerde insanların söz söylemeye hakkı vardır ve bu hak yalnızca demokrasi varsa insanlara verilir. Halkın aynı zamanda demokratik haklarını yani söz söyleme haklarını bazı araçlarla kullanması demokrasinin varlığına delalettir. Bu araçlar örneğin; referandum, başkan seçimlerinin ve yerel seçimlerin halkoyuna sunulması, güçler ayrılığı (yasama, yürütme ve yargının birbirinden ayrı yürütülmesi) ilkesi, asker-bürokrat ilişkisinin birbirinden bağımsız yürütülmesi bunlar demokrasinin varlığını gösteren kanıtlardan birkaçıdır.
Bu haklara, bu özelliklere rağmen demokrasiyi ülkesinde kullandığını iddia eden, biz çokuluslu, demokratik rejimi çok sağlam olan bir ülkeyiz diyen bazı gelişmiş ülkeler de bile demokrasinin tam anlamıyla yüzde yüz işlemediği ve dünya üzerinde de yüzde yüz işleyen bir demokrasi ülkesinin bulunmadığı aşikâr bir gerçektir. Çünkü ülkeler muhakkak ki kendi demokrasilerine veya var olan demokrasi ilkelerine ters düşecek faaliyetlerde bulunurlar. Örnek verecek olursak bazı gelişmiş ülkelerin en basitinden Amerika’nın demokrasiyi uygulatmak amacıyla daha doğrusu kulpuyla, Irak’ı işgal etmesi oraya binlerce askerini göndermesi ve milyarlarca dolar (yedi yüz milyar dolar kadar ki, bu meblağ şu anda gündemde olan Amerika’nın ekonomik kurtarma planı için sözü geçen meblağdır) oraya aktarması, harcaması, silah satımının, silah sektörünün bu işgaller neticesinde gelişmesi ve insanlara demokrasi yerine zulmü getirmeleri demokrasimidir. Herkes farkında ve biliyor ki uluslar arası hukukta ve uluslar arası konjonktürde işgal etmenin, başka bir ülkenin topraklarında askeri güç kullanmanın bazı yöntemleri var bunlar; demokrasiyi kılıf olarak göstermek, ikinci bir çarede kendi ülkesinde terörizmin varlığını gösteren bazı delilleri uluslar arası hukukta sunarak kendini haklı çıkartmaya çalışmak. Bu tip nedenler uluslar arası hukukta sunulmazsa o işgalin geçersiz kılınması bir şekilde sağlanır, ama kulpuna uydurulan bir işgal her zaman amacına ulaşır. Amerika gerçekten de Irak’a demokrasi götürmek ister mi? Irak'ın demokrasisiyle neden vakit harcasın? Ya da sadece oraya demokrasi götürmek için milyarlarca dolar parayı ve askerini orada harcar mı? Evet bu soruların cevaplarını siz de biliyorsunuz…
HalilİbrahimCoşkunyürek
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder